Tabiat nedir?

Kendiliğinden var olan şeylerin bütünüdür. Tabiatı incelemek için çok çeşitli yollar vardır. Tabiatı incelemeye bir sebze bahçesinden, bir çiçekten başlamak en uygun yoldur. Bahçe yoksa bir saksıda bitki yetiştirilebilir, onun gelişmesi incelenebilir. Yeşil bitkiler tabiatın en harika işçileridir. Bir fasulye tohumunu, bir biber tohumunu toprağa koyduğunuz andan itibaren karanlık toprağın içinde harikulade olaylar geçmeye başlar. Çok geçmeden fasulye tanesinden minicik uzantılar çıkar. Bunlar büyük bir hayat mücadelesi içindedir. Topraktaki madensel tuzları, suyu emerek asıl tohumun gelişmesini sağlarlar. Bunlar çeşitli besinleri taşıyan küçük borucuklar gibidir.

Daha sonra tohum filizlenerek topraktan yükselmeye başlar. Bunun en büyük sebebi yaşayabilmesi için havaya ve güneş ışığına ihtiyacı olmasındadır. Bitkilerin yaprakları birer kimya fabrikasına benzer. Güneş ışığını, hava ve suyu nişasta ve şekere çevirirler, böylece yalnız kendileri için değil insan ve hayvanlar için de besin hazırlamış olurlar. Demek kİ tabiatın en önde gelen varlıklarından biri olan bitkilerin hayatı, köklerine olduğu kadar yapraklarına da bağlıdır. Yaprakları yolunan bir bitki havasız kalacağı için yaşayamaz. Her bitkinin kendi bünyesine göre bir kök çeşidi ve yaprağı vardır.

tabiat

Bitki yapraklarını kurutarak koleksiyon yapmak iyi bir tabiat incelemesi olduğu gibi, bitkileri tanımak bakımından da önemlidir. Soğanlı ve yumrulu bir kısım bitkiler de kendilerine gerekli besini depo ederler. Öyle ki, bunlar toprağa gömülmeden bile, gerekli ortamı bulurlarsa yeşerebilirler. Evimizdeki kurusoğanların kendiliğinden çimlenip büyüdüğünü çok görmüşüzdür. Dünyanın kuruluşundan beri var olan bitkiler, bulundukları ortama uyma hususunda da çok ustadır. Bir kısım bitkiler dağların sert havasında, bir kısmı kızgın çöllerde, bir kısmı çok yağışlı sıcak bölgelerde yetişir. O bölgelerde yaşayan insan ve hayvanlar da bu bitkilerden faydalanırlar.

Zaten bitki ve hayvanların daima birbirlerine ihtiyacı vardır. Böcekler bitkilerin çiçeklerine konup, bir bitkiden ötekine uçmak suretiyle çiçekerin döllenmesine yardımcı olurlar, bazı böcekler, bitki şeklinde gelişerek düşmanlarından korunur. Öte yandan bitkilerin düşmanı olan bazı böcekler de vardır. Bunlar da bitkilerin mahvolmasına sebep olur. Fakat tabiat onun da çaresini bulmuştur. Bu gibi böceklerin de en büyük düşmanı kuşlardır. Kuşlar geniş ölçüde yemek suretiyle bu böceklerin bitkilere vereceği zararı önlemiş olur. Bitkilere'faydalı hayvanlardan biri de bildiğimiz toprak solucanıdır.

Bunlar toprağın İçinde yollar açarak hem toprağı havalandırır, hem de gevşemesini sağlarlar. Bu yardıma karşılık bitkilerin yere düşüp çürüyen yaprakları da solucanlara besin olur. Tabiat, bitki ve hayvanların birbirleriyle olan ilgisini gösteren sayısız misallerle doludur. Tabiatın bitkilerden daha fazla ilgi çekici canlılar topluluğu da hayvanlardır. Hayvanlar öyle değişik konudur ki, onları incelemek, özelliklerini anlatmak için ciltlerle kitap yazılsa yine eksik kalır. Bir kediyi, köpeği, bir kuşu İnceleyerek hayvanların yaşayışı, özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.

İlk inceleme konusu hayvanların, yavrularını nasıl büyüttüğü olabilir. Kafeste kuş besleyenler, yumurtadan çıkan minicik, tüysüz kuş yavrularını annesinin ağzında mama taşıyarak nasıl beslediğini rahatça takip edebilirler. Evde kedisi olanlar, anne kedinin yavrularına nasıl düşkün olduğunu, onları nasıl yalayıp temizlediğini, nasıl emzirdiğini, nasıl taşıdığını inceleyebilirler. Aynı şekilde kümesteki bir tavuğun kuluçkaya yatışını, kuluçkadan çıkan civcivleri kanadının altına alarak nasıl ısıttığını ve düşmanlardan koruduğunu görmek, tabiat bilgisini geliştirmeye yarar.

Sadece evde beslenen hayvanların değil, diğer hayvanların da yavrularına karşı büyük bir düşkünlükleri vardır, gerekirse kendi hayatlarını bile tehlikeye atarak yavrularını besler, korur ve büyütürler. Ana hayvanlar, yavrularının tabiat şartlarına uyacağını hissedince artık onlarla ilgilenmez, serbest bırakırlar. Hayvanlarda da kuşlar gibi çok kuvvetli bir tabiata uyma özelliği vardır. Çeşitli hayvanlar yaşadıkları bölgenin şartlarına uygun bir şekilde gelişir yine o şartlara uygun bir hayat yolu takip ederler. Kutuplardan en kızgın çöllere, okyanusun derinliklerinden dağların tepelerine kadar her yerde yaşayabilen, oralarda yaşamaya elverişli şekilde gelişmiş hayvan çeşitleri vardır.

Kutup ayıları ve tilkileri kuzeyin buzlu alanlarında, arslanlar çölleri ormanlık bölgelerden ayıran steplerde, kaplanlar sık ormanlarda, penguenler Güney Kutbunda, memeli bir hayvan olan balinalar İse okyanuslarda yaşar. Denizler, hayvan ve bitki zenginliği bakımından tabiatın en önemli parçasını teşkil eder. Sayısız balık ve başka deniz canlısı çeşitleriyle ve bitkilerle dolu olan denizlerde çok büyük bir hayat mücadelesi geçer. Büyük balıklar küçükleri, küçükler daha küçük balıkları yer, en küçük deniz canlıları da plankton denen mikroskopik deniz canlılarıyla beslenir.

Cansız tabiat

Bahsettiğimiz bu canlı tabiatın yanında, cansız tabiatın da bitki, hayvan ve insanların yaşamasında çok büyük rolü vardır. Yağmur, güneş, su, hava, toprak olmasa elbette ki hiç bir canlı yaşayamazdı. Tabiattaki bu maddelerin devri de özel kanunlara uygun şekilde cereyan eder. Denizlerden buharlaşan suların, atmosferin yüksek tabakalarında toplanıp yoğunlaştıktan sonra yağmur, kar, dolu şeklinde karalara yağdığı bilinir. Yağmur ve kaynak sularının meydana getirdiği çay, dere ve nehirler geniş kara parçalarını sulayarak hayvan ve bitkilerin gelişmesi için gerekli ortamı sağlarlar.

Çok yağışlı yerlerde zengin ormanlar yetişir. Atmosferin hareketleri rüzgarları meydana getirir. Rüzgar bulutların yer değiştirmesini, tohumların etrafa dağılmasını sağlar. Denizlerdeki akıntılar çeşitli kara parçalarının iklimini etkiler. Bütün bunlardan başka karaların içindeki çeşitli cevherler de tabiatın vazgeçilmez unsurları arasındadır. Kömür, petrol, demir, gümüş ve daha akla gelebilecek her türlü mineral ve elemanlar tabiattan elde edilir. Bütünüyle çok büyük bir düzen içinde gelişen ve yaşayan tabiatın en seçkin unsuru hiç şüphesiz insandır.

İnsanlar tabiattan çok şey öğrenmiş, tabiattan çok faydalanmış oldukları gibi tabiata çok şeyler de katmışlardır. Çeşitli hayvan ve bitkiler özel olarak yetiştirilmekte, barajlar yapılarak akarsulardan faydalanılmakta, gemiler sayesinde deniz, uçaklar sayesinde hava bir yol olarak kullanılmaktadır. Artık insanoğlu dünya içindeki tabiattan faydalanma ve bu tabiatı inceleme sınırlarını da aşmış, dünyanın da ötelerindeki tabiatı incelemeye koyulmuştur. Bunun da ilk adımı aya gidilmek suretiyle atılmış bulunmaktadır.

Sözlükte "tabiat" ne demek?

1. Doğa; güzeli ayırma yetisi, beğeni.
2. Doğal özellik; insanın büyük aptes bozma kolaylığı ya da zorluğu.
3. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin tümü, huy.

Cümle içinde kullanımı

İnsan zekası, tabiatın içinde değil, tabiatın yanında, ayrı bir kuvvettir.
- A. Haşim
Orada, ilkin, bütün hadiseler tabiat kanunlarının tesiriyle olup biter gibiydi.
- Y. K. Karaosmanoğlu

Tabiat kelimesinin ingilizcesi

n. nature, character, pan, kidney
Köken: Arapça

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç